BULUTLAR ÖZGÜR DEĞİL


     Bu fotoğrafı evimin balkonunda bulutları izlerken bir akşamüzeri çekmiştim. Parça parça o bulutların nasıl bir nizamda ve düzende olduğunu fark ettiğim an beni içine içine çekti manzarası. Güneş ve bulutlar ayrılmak istemiyordu sanki, bulutlar mı güneşi bırakmadı, güneş mi onlardan ayrılmak istemedi, ben bilmem... Uzun bir sürece bir dargın bir barışık devam ettiler ve sonunda malum son gerçekleşti tabi.
    

     Sonrası benim için ilginç, sonrası benim için klasikti işte, oturduğum salıncakta şöyle bir yaslandım ve bir türkü çığırdım henüz körpe olan geceye, onca yıldan sonra bir sigara yaktım ellerim titreye titreye, sigara dumanından buğulu gözlerimi diktim tam güneşin battığı yere... Biliyorum, şu an beni tanıyanların gözleri yaşlı. :) Tamam yahu itiraf ediyorum, sesim çok kötü, sigara da kullanmadım asla ama salıncağa yaslandığım bu fotoğraf kadar doğru, türküyü de sesi güzel birinden açtım, izledim bulutları, izledim ve izledim...

    Bulutlar özgür değil!! Tıpkı bizim gibiler. Önce parça parçalar gönül dünyamız gibi ama hepsi bir güneşe özlem duyuyor sanki, işte buna "aşk" diyoruz. Onları savuran rüzgar işte kader çizgimiz, yağmur bulut sulbünden ve açan çiçekler dahi hep bizlere benziyor. İki bulut arasında kavga var biz ona şimşek diyoruz, acaba onlar da bizim kavgalarımıza bakıp hayret ediyorlar mı? Bizim kavgamız sessiz sedasız en çok da ekmek içindir. Gökyüzü bir kafes, onlara bile, yine rüzgar savuruyor gülüyorlar bile bile...

0 Yorumlar:

Yorum Gönder